Adet Düzensizliği

Adet düzensizliği oldukça sık rastlanan bir durumdur. Siklusun ilk günü adetin başladığı gündür. Ortalama 4-6 gün sürer ve hormon etkisiyle kalınlaşan rahim içi fonksiyonel tabakasının her ay periyodik dökülmesi ile tanımlanır. Normal adet araları 21ile 35 gün kadardır. 21 günden az veya 35 günden fazla olan durumlar anormal (patolojik) bir kanamaya işarettir. Üreme çağındaki kadınların %15 'inde adetler 28 gün aralarladır, çoğu kadında ise 24-35 gün arası değişir.

Her adet döneminde kaybedilen kan miktarı da siklusun süresine bağlı olarak değişir, genelde 30ml. Kadardır (0 ml. geçen durumlar anormal kanama olarak değerlendirilir.)

Jinekolojik muayenelerin yaklaşık %20 kadarı ve cerrahi girişimlerin ise %25 kadarı anormal kanamalar nedenli yapılmaktadır. Siklus ortasındaki kanamalar genellikle geçicidir ve genelikle yumurtlama zamanına denk gelir ve E2 hormonunun yumurtlama zamanındaki düşüşüne bağlıdır.

Tekrarlayan ara kanamaların altında ise patolojik (hastalıklı) bir durum yatabilir.

Düzensiz kanamaların nedenleri sıklıkla hormonel (tiroid hastalığı; süt hormonu yüksekliği; aşırı kilo problemi; yumurtalık yetmezliği; polikistik over hastalığı); rahim hastalıkları (myom; polip; adenomyozis; endometriozis; enfeksiyonlar; rahim kanseri; pıhtılaşma bozuklukları); ilaçlar (doğum kontrol hapları; hormonel diğer ilaçlar; kemoterapik ajanlar; bazı ağrı kesiciler); rahim içi araçlar (spreller) olabilir. Düzensiz kanamalara, kadın üreme çağının başında ve menopoza yakın dönemlerde daha sık karşımıza çıkar. 40 yaş üstü kadınlarda yumurtalıklardaki yumurtayı barındıran follikül kistlerinin sayı ve kalitesindeki azalmaya bağlı olabilir. E2 düzeylerindeki düşüş erken kırılma kanamalarına sebep olur.

İleri yaşlarda östrojen ve progesteron hormonları arasındaki dengesizlik düzensiz rahim kanamalarının bir diğer nedeni olabilir.

Düzensiz kanamanın tanısı diğer patolojik nedenlerin araştırılmsına dayanır. Her düzensiz kanamada hasta yaşı göz önünde tutularak mutlak gebelik araştırılmalıdır. Varsa rahim içi araç çıkarılarak, ayrıntılı ultrason taraması yapılmalıdır. Myom veya polip bulguları hasta yaşına göre değerlendirilmeli, rahim ağzı bulguları (polip, ektropion, myom, enfeksiyon) ekarte edilmeli.

Adet düzensizliğinin değerlendirmesi, nedenlerin araştırılması ve rahim içi kanserinin ekarte edilmesine dayanır. Detaylı hasta hikayesi sonrası en sık kulllanıllan test, tanısal amaçlı yapılan biopsidir. Rahim içi tabakasının kazınarak parça alınması ve patolojik değerlendirmesi işlemidir.

Günümüzde histeroskopi ile (rahim içine bakarak) alınan biopsinin daha fazla bilgi sağladığı düşünülmektedir. Biopsi, en az risk ile iyi bir değerlendirme sağlamaktadır. Histeroskopik örneklemehim içi iyi veya kötü huylu bulguları tanımlamada %100 güvenirlidir.

Tedavi patolojik bulgular çerçevesinde düzenlenir.