Bebekte Gelişme Geriliği (IUGR)

Etkin bir gebelik takibinin en önemli amaçlardan biri anne karnında iken yetersiz büyüme riski olan bebekleri saptamaktır. Fetal büyüme gebeliğin kalıtsal bir işlevi olmakla birlikte pek çok faktörden etkilenir.Tanısal amaçlı ultrasonografinin gebelik takibine girmesi ile birlikte, anne karnındaki bebeğin gelişim takibinde kullanılan gebelik yaşı ile uyumlu standartlar geliştirilmiştir. Gelişme geriliği terimi olumsuz anlam içerdiği için, günümüzde daha çok SGA (Small for Gestational Age) gebelik yaşına göre düşük doğum ağırlıklı bebek terimi kullanılır. Ancak bebeğin küçük olması her zaman fetal büyüme yetersizliğine işaret etmez. Bazı bebekler yapısal olarak küçük olabilirler.

Bebekte Gelişme Geriliği (IUGR); tip 1 (simetrik) ve tip 2 (asimetrik) olmak üzere ikiye ayrılır. Tip 1 yani simetrik gelişme geriliği tüm gelişme geriliği olan bebeklerin %20-30'udur.

Ultrasonografik olarak yapılan ölçümlerde fetal ağırlık gebelik yaşına göre belirli bir eşik değerinin altında ise, o fetüs büyümesi kısıtlanmış olarak değerlendirilir.

 

Fetusun gebelik yaşına göre küçük olması birçok nedene bağlı olabilir:

  • Gebelik yaşının yanlış hesaplanması
  • Yapısal olarak küçük olma
  • Fetusa ait kromozom/ genetik defektler
  • Anne karnında geçirilmiş enfeksiyonlar
  • Annede kansızlık
  •  Annede damarsal hastalıklar, hipertansiyon, şeker, kalp hastalıkları
  • Preeklampsi
  •  Annede böbrek, karaciğer hastalıkları, diğer kronik hastalıklar
  • Plasental yetersizlik (damarsal sorunlar)
  • Çoğul gebelikler sayılabilir.

IUGR Tanı ve Tedavide Kullanılan Yöntemler

Tarama testi olarak alfafetoprotein bakılabilir. Bunun yüksek olması, eğer genetik bir sorun yoksa, geç gebelik döneminde gelişme geriliği riskinin 5-10 kat arttığını gösterir.

Ultrason ile fetal boyutların ölçümü ve  takip ölçümleri ile karşılaştırmak,ayrıca placentanın değerlendirilmesi, bebeğin içinde bulunduğu  sıvının değerlendirilmesi (fazla veya azlığı). Kordon kan akımının, beyin damarlarının ve rahimi besleyen damarların doppler ölçümleri, biyofizik profil değerlendirmesi ve enfeksiyon taraması, tanıda yardımcı girişimlerdir.

IUGR İçin Anneye Bağlı Risk Faktörleri:  

  • Gebelikte az kilo almak
  • Sigara, alkol ve madde bağımlılığı
  • Kötü sosyo-ekonomik durum
  • Daha önce bir IUGR bebek doğumu
  • Ölü doğum öyküsü
  • Tekrarlayan düşük öyküsü
  • Tıbbi öyküde şeker, böbrek, kalp, karaciğer hastalıkları varlığı
  • Kronik hipertansiyon
  • İmmünolojik hastalık öyküsü
  • Plasental yetmezlik / Plasentanın erken ayrılması
  • Bazı kan hastalıkları (Hemoglobinopati, Trombofili)

IUGG tanısı konmuş gebelikler daha sıkı takip altına alınmalı ve sonuçlara göre fetusun anne karnında çok yüksek risk taşıdığı saptandığında  doğum gerçekleştirilmelidir. Bu bebeklerde sezaryen ile doğum normal gebeliklerden yüksektir.

Amnion sıvısını 50'den az olan ve doppler ölçümleri yüksek saptanan, haftalık ultrason takiplerinde bebekte büyüme olmayan, NST'si nonreaktif olan, biyofizik profil değerlendirilmesinde 6 ya da daha az puan alan gebeliklerde riskin yüksek olduğu düşünülür ve mümkün olan en kısa zamanda doğum gerçekleşmelidir.

Doğum planlarken fetusun akciğer gelişimini hızlandırma amaçlı medikasyonun uygulanması en uygun yaklaşım olacaktır.