Erken Menopoz ve Tedavisi

Menopoz, östrojen düzeyindeki belirgin düşüş ve buna cevap olarak yükselmiş  gonadotropin (FSH/LH) düzeyleriyle  karakterizedir. Yaşla birlikte yumurtalıklardan östrojen ve progesteron hormonu üretiminin tamamen durması ile sonuçlanır. Buna bağlı adet görme dönemi (menstrual periyot) sona erer ve menopoz dönemi başlar. Hipofiz bezi, yumurtalarını tüketmiş yumurtalıklardan  istenen hormon düzeyini  artırabilmek için daha fazla gonadotropin (FSH/LH) salgılar. Adet kanamalarının 40 yaşından önce kesilmesine erken menopoz adı verilir. Prematür (erken) menopoz kadınların sadece %1\'inde gözlenir. Kadınların %10\'undan daha azı 46 yaş öncesi menopoza girer.

Erken menopoza girmenin ailesel bir bağlantısı var gibi görünmektedir.  Annesi erken menopoza giren kadınlarda erken menopoz riski daha fazladır. Ayrıca sigara içen kadınlarda menopoz daha erken ortaya çıkar. Bazı bilimsel verilere göre hiç doğum yapmamış olan kadınların, beslenme bozukluğu olan  düşük kilolu ve vejetaryen kadınların daha erken yaşlarda menopoza girdikleri de gözlemlenmiştir. Aşırı alkol kullanan kadınlar menopoza daha geç girer. Yumurtalıkların kan dolaşımının etkilendiği bir cerrahi girişim (rahimin alınması, yumurtalık operasyonu ve endometriozis gibi), kadınların radyasyona ve kemoterapiye maruz  kalması menopoza daha erken yaşta girme nedeni olabilir.

Ayrıca otoimmün hastalıklar erken menopozun nedeni olabilir. Otoimmün hastalık bireyin bağışıklık sisteminin henüz bilinmeyen nedenlerle kendi organlarını yabancı doku gibi algılaması ve bu organlara hasar verme olarak tarif edilebilir. Kromozomal bozukluklar (turner sendromu, X- Frajil sendromu) da yumurtalık fonksiyonlarının erken tükenmesine neden olabilir.

Erken menopozda tanı kriterleri doğal menopozdakinden farklı değildir. Kişinin şikayetlerine ve yapılan hormon testlerine bakarak, tanının netleşmesi sonrası, yaş ve tedavi kriterleri de dikkate alınarak menopoz tedavisi başlanmalıdır. Erken menopozda, erken tedavi özellikle kemik erimesi ve kalp damar hastalıklarının önlenmesi açısından büyük önem taşır. Tedavi öncesi, tedavinin yarar ve riskleri hakkında hastalar detaylı bilgilendirilmeli ve tedavi sürecinde de öngörülen aralarla tarama testleri yapılarak, olası dezavantajlarından korunmalarını sağlamak hedeflenmelidir. Güncel görüş, 35 yaş altı erken menopoza giren hastaların, yıllık rutin kontrollerinde tedaviye engel bir neden yoksa  ortalama menopoz yaşına kadar hormon replasmanı almalarında sakınca olmadığı yönündedir.

Uzun süreli alınan  hormon replasman tedavisinin  meme kanseri riskini arttırdığını öne süren çalışmalar bulunur. Bilinen bazı çalışmalarda, hormon replasman tedavisinin meme kanseri riskini bir miktar artırdığı gösterilmiştir. Bu artış hormon replasman tedavisinden tamamen uzaklaşmaya yetecek boyutlarda değildir.