Genital (Vajinel) Akıntılar

Vajinal akıntılar kadınların doktora baş vurma nedenlerinin başında gelir. Vajina anotomik yapısına özgü vajen girişinde ve vajen içindeki sıvı salgılayan bezeler yoluyla daima nemlidir. Vajinal ıslaklık kadının sağlığı, cinselliği ve doğurganlığı açısında önem taşır. Asıl önemli olan akıntının miktarı, rengi, kokusu ve beraberinde kaşıntı veya kanama olup olmadığıdır. Sağlıklı bir kadında adetin belirli dönemlerine özgü beyaz, bazen şeffaf, kremimsi, kokusuz, kaşıntı olmaksızın gözlenen akıntılar normaldir. Miktarı her kadına göre değişebilir. Bunun dışında kanamalar her zaman bir hastalık veya enfeksiyon belirtisi olabilir ve doktora danışmakta yarar vardır.

 

Kadınlarda adetin gelmesini sağlayan hormonların etkisiyle vajen içinden ve rahim ağzından salgılanan sıvıların kıvamında da değişiklikler olur ve yumurtlama döneminde vajinal akıntının kıvamı yumurta akı gibi şeffaf ve kaygandır. Bu özelliği  ile, spermin kolayca rahim ağzından geçerek yumurtalara ulaşmasına ve döllenmenin kolaylaşmasına katkıda bulunur.Bunun yanında rahatsız edici kokulu, kıvamlı ve beraberinde kaşıntılı vajinal akıntılar yaşam kalitesini düşürürken,hem cinselliği hem de doğurganlığı negativ etkiler.

En sık gözlenen enfeksiyon mantar enfeksiyonudur. Belirtileri genital bölgede kızarıklık, kaşıntı, yanma,şişlik, süt kesiği görünümünde vajinal akıntıdır. Özellikle gebelerde, antibiyotik kullanımı sonrası ve sıklıkla şeker hastalarında gözlenir.

 A-Vajinal Enfeksiyonlar

  • Bakteriyel vajinitler
  • Mantar (Kandidiazis) enfeksiyonları
  • Trikomoniyazis

 B-Endoservikal Enfeksiyonlar:

  • Klamidya
  • Gonore
  • Sifiliz

C- Viral Enfeksiyonlar

  • Herpes (Uçuklar)
  • Human papillomam virus (HPV)
  • Human Immun Deficiency Virus (HIV)

Bakteriyel akıntı belirtisi beyaz-gri ve sarı renkte, kaşıntısız ve kötü kokulu(balık kokusu) akıntılardır.Vajinal enfeksiyonların %45'inden sorumludur. Vajinal pH değeri yüksektir.

En sık gözlenen enfeksiyon mantar enfeksiyonudur. Belirtileri genital bölgede kızarıklık, kaşıntı, yanma,şişlik, süt kesiği görünümünde vajinal akıntıdır. Vajinal enfeksiyonların %25-30'undan sorumludur.Özellikle gebelerde, antibiyotik kullanımı sonrası ve sıklıkla şeker hastalarında gözlenir.Vajen pH'sı <4,5 tur.

 Trikomoniyazis

Cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Vajinal enfeksiyonların %25'inden sorumludur.Vajinal kaşıntı, kötü kokulu , sarı-yeşil, köpüklü vajinal akıntı, vajende kızarıklık, rahim ağzında çilek görüntüsü, vajen pH'sı 5-7 en sık belirtileridir. Eş tedavisi gerektirir. Tedavi edilmezse enfeksiyon iç genital organlarla da yayılarak kısırlığa da yol açabilir.

 Klamidya

Cinsel aktif erişkinlerin % 30'unda vardır. Gebelerde %20 gibi yüksek oranlarda görülür. Klammidya ile enfekte hastaları % 45-50'inde birlikte gonorre de  vardır. Genelde rahim ağzında ve tüplerde yerleşimlidir. Devam eden hasara yol açarak kısırlığa veya tüplerde olabilen yapışıklıklar nedenli dış gebeliğe yol açabilir.

 Gonorre (Bel Soğukluğu)

Klamidya gibi cinsel yolla bulaşan vajinitler grubuna girer. Yılda bir milyon enfeksiyon olgusu görülmektedir.Hastaların %25-45'inde birlikte clamidya enfeksiyonu gözlenir. Gonorre, tekrarlayan genital enfeksiyon, kronik kasık ağrıları ve artmış kısırlık riskine sebep olur.Bir kez gonorre enfeksiyonu %15 kısırlık ile sonuçlanır ki , %75'inde 2-3 kez tekrara rastlanır. Klamidya gibi tüplerde meydana gelebilecek hasarlar sonucu (yapışıklık ve hidrosalpenks) dış gebelik ve tubal patens bozukluklarına yol açabilir.Rahim ağzı kültürü %80-95 tanıda duyarlıdır. Mutlak tedavi edilmelidir. Eş tedavisi zorunludur.

 Sifiliz

Cinsel yolla bulaşır. Tedavi edilmemiş gebelerin fetüslerinde % 50'sinde transplasental (bebeğin eşi yoluyla) enfeksiyon meydana gelir.Hastalık bulaştıktan sonraki evrelerine göre belirtileri de farklıdır. Enfeksiyon başlangıcından 1-10 yıl sonra dahi sinir sistemi, kariyovasküler veya nörolojik komplikasyonlar, iskelet sisteminde lezyonlar ortaya çıkabilir. En hızlı ve ucuz tarama testi VDRL'dir.Mutlak tedavisi gereklidir. Tedavi sonrası hastalar 3,6 ve 12. aylarda kontrole çağrılmalıdırlar.

 Herpes Genitalis

Çok bulaşıcıdır. Enfekte kişilerin partnerleri %75 hastalığı kaparlar. Aktif virüs enfeksiyonlu annelerin bebekleri %50 oranda enfeksiyonu kaparak ölümler yaşayabilir. Belirtileri enfeksiyondan 2-5 gün sonra başlayan orta derecede acı ve yanma sonrası oluşan içi su toplamış lezyonlar çok ağrılıdır ve ülsere dönüşürler. Lezyonlar sıklıkla dış genital ve anus çevresinde olduğu gibi, rahim ağzında ve vajende de olabilir.Ayrıca hafif ateş, keyifsislik ve baş ağrısı da eşlik edebilir.%60-90'ında ilk enfeksiyondan sonraki 6 ay içinde tekrar ederler.

Kültür ve serolojik testler tanıyı koymada yardımcıdır.Aktif herpes enfeksiyonu olan gebelerde doğum mutlak sezeryan ile sonlandırılmalıdır.

 Human Papiloma Virus (HPV)

En sık ortaya çıkış şekli genital siğillerdir(condyloma accuminata).En fazla 16-25 yaşlar arası gözlenir. Çok sayıda tipleri vardır. TİP 16, 18, 31, 33, 35 tipleri rahim ağzı kanserine sebebiyet verme ile ilişkili bulunmuştur.Diğer tipleri de vajinall siğiller olarak karşımıza çıkar.

Rahim ağzı kanser bulguları olan hastaların %90'ında HPV DNA tiplemesi pozitif bulunmuştur. Virüs çok kolay yayılır. HPV ile enfekte kadınların pertnerlerinde %50'sinde gözle görülür siğiller vardır. Erkeklerin birçoğu asemptomatik virüs taşıyıcısı olabilirler. Enfekte bayanların % 30'unda klinik semptom gelişir. Lezyonlar tüm dış ve iç genitalde gözlenebilir.Enfekte hastalarda ayrıca anüs ve ağız içi muayenesi de yapılmalıdır.Lezyonlar mutlak lokal tedavi gerektirir. Tekrarlama riski %25-100 arasında değişir. Bir kez enfekte olmuş kişiler sık kontrole çağrılmalı, HPV Virus DNA taraması ve smear testi mutlak yapılmalıdır. Kişiler ve partnerleri HPV virüs enfeksiyonu ve tedavisi/ takipleri hakkında detaylı bilgilendirilmelidirler.

Gebelikte de vajinal akıntılar gözlenir. Bu daha çok hormonel değişimlere bağlı, genellikle beyaz, açık renkte ,kokusuz, zaman zaman artan miktarlarda olabilir.Gri, sarı, pembe-kırmızı kan içerikli, kokulu ve kaşıntılı vajinal akıntılar anormal olarak değerlendirilir. Her vajinitte olduğu gibi vajen pH'sındaki değişiklikler, vajende barınan koruyucu özellikli microorganizmaların azalmasına ve gebelikteki vücut direncinin de düşmesi ile birlikte, patojen bakterilerin üremesine sebep olur ve vajinit gelişir. Tedavi edilmeyen vajinitler gebeliğin erken sonlanmasına, suların erken gelerek erken doğuma veya anne karnında enfeksiyonlara neden olabilir.

Senil / Atrofik (Yaşlılık) Vajinit,

Vajen iç tabakası (vajen florası) laktobasil veya döderlein olarak bilinen ve vajen florasını dengede tutan, yararlı mikroorganizmaları barındırırlar.Bu organizmaların görevi, vajen pH'sını (3.8-4.5) dengede tutarak, vajeni patojen(hastalık yapan) mikroorganizmalardan korumaktır.Senil vajinitte de östrojen eksikliğine bağlı olarak vajen mukozasının (vajen iç tabakası) atrofiye uğraması ile gelişen laktobasillerin yokluğu, vajen pH değişikliklerine yol açar ve menopozda sık kronik vajinitlere sebep olur. Lokal östrojen destekli vajinit tedavisi uygun bir yaklaşım olabilir.

Her vajinal akıntı mutlak dikkate alınmalı ve doktor kontrolü altında tedavi edilmelidir.   Fizyolojik vajinal akıntı dışındaki akıntıların bazen ciddi bir hastalık habercisi olabileceği göz ardı edilmemelidir.