Kısırlığın Tanımı

İnfertilite çevirisi, fertil olmayan anlamına gelir ve bu yüzden sterilite ile eş anlamlı olabilir. Steril olan tüm kadınların infertil olduğu doğrudur, ancak tersi doğru değildir, yani infertil olan tüm kadınlar steril olmayabilir. Bu yüzden pek çok kadın infertil yerine subfertil olarak kategorize edilebilir.

İnfertilite bir hastalıktır. Araştırma yapılmadan önce gebe kalınamayan süre, medikal hikayesi ve fizik muayene bulguları erken değerlendirme  ve tedavi gerektirmediği takdirde, 12 ay veya daha uzun olmalıdır.

Kısırlık (İnfertilite) bir çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmaksızın, bir yıl süresince düzenli cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamama durumudur.

Kadınlarda doğurganlık, gebe kalabilme ve bebek sahibi olabilmektir. Kadında yumurtalıklar, erkekteise testesler üreme hücrelerine depo vazifesi görürler. Kadında yumurta yapımı anne karnında başlar. Bir kız çocuğu doğduğunda 2-3 milyon yumurtası vardır ve bu sayı ilk adet dönemine kadar 400 000'ne düşer. Ergenlikle birlikte hipotalamus-over aksının hormonları etkisiyle durağan folliküllerdeki yumurtalar (oosit) olgunlaşarak serbest kalırlar, buna ovulasyon (yumurtlama) adı verilir . Normalde her ay sadece bir yumurta döllenmeye hazır hale gelir. Erkekte ise sperm üretimi ergenlik ile birlikte başlar. Yine hormonel etki ile olgunlaşmasını tamamlayan spermler kadının yumurtasını döllemeye hazırdır.

Normal popülasyonda bir çiftin aylık fekundite (gebe kalma) oranı %20-25'dir ve yıllık gebe kalma oranı ise %85 kadardır. Üreme çağındaki  çiftlerin yaklaşık %15'nin herhangi bir kısırlık nedeni ile karşılaştığı ve doktora başvurdukları düşünülmektedir.

İnfertilitede problem kadına , erkeğe veya herikisine de bağlı olabilir.Bu nedenle kısırlık tanı ve tedavisinde çiftleri birlikte değerlendirmek temel ilke olmalıdır.

Genel olarak kısırlık %40 kadın, %40 erkek kaynaklıdır. %20 bulguda ise açıklanamayan infertilite söz konusu olabilir.  Kısırlığın tedavisinde son yıllarda büyük aşamalar kaydedilmiştir. Özellikle erkek kısırlığında uygulamaya geçen mikroenjeksiyon yöntemi (yalnızca bir spermin tek bir yumurta içine atılması işlemi) ile daha önceleri tedavisi mümkün olmayan pek çok çift bebek sahibi olabilmişlerdir.Bunun yanında menisinde hiç sperm gözlenmeyen erkeklerde testeslerden, mini cerrahi metodu ile özel mikroskop eşliğinde sperm elde etmek (mikrotese) mümkün olmuştur.   Kısırlık tedavisindeki ileri tanı ve tedavi yöntemleri ile bugün kısır çiftlerin pek çoğu çocuk sahibi olabilmektedir. Tedavinin başarısını belirleyen en önemli faktörler ise doğru tanı ve çifti oyalamadan en etkin tedavinin seçilerek zaman kaybetmeden uygulanmasıdır.