Lohusalıkta Yaşanan Değişiklikler

Lohusalık dönemi, plasentanın (bebeğin eşinin) doğumu ile başlayan ve doğum sonrası 6-12 haftayı içeren dönem postpartum dönem olarak da adlandırılır. Doğum ile tam fizyolojik geri dönüşüm ve psikolojik düzeliş arasındaki dönemi kapsar.

Hem gelişmiş ülkelerdeki hem de gelişmekte olan ülkelerdeki anne ölümlerinin % 60'ı postpartum dönemde oluşur. Bu demektir ki; doğum ile birlikte tüm riskler ortadan kalkmaz, bu sürecin de en az gebelik kadar özenle takibi gereklidir.

 

Lohusalık dönemi 3 sürece ayrılır:

Gebelik fizyolojisi gereği oluşan değişikliklerin çoğu 6 hafta içinde gebelik öncesi haline geri döner. Gebelik öncesi duruma dönüş, önce hızlı daha sonra yavaş seyreden değişiklikler ile gerçekleşir.

Başlangıç dönemi: Doğumdan hemen sonraki 6-12 saati içerir. Acil postpartum dönem olarak da adlandırılır. Bu dönemde postpartum kanama, amniyon sıvı embolisi, rahim sarkması ve eklampsi gibi acil sorunlar yaşanabilir. Yakın takip gerektiren bir süreç olması nedeniyle doğum salonunda annenin ilk bir saat takibi en doğru yaklaşımdır. Durum stabilizasyonu sağlanıp, kanama konrolü sonrası hasta serviste takibe alınabilir.

İkinci dönem: 2-6 hafta sürer. İlk 1 hafta erken postpartum olarak da adlandırılır. Bu süreçte metabolizma, idrar yolları, kan tablosu ve duygusallıkla ilgili değişiklikler oluşur.

Üçüncü dönem: 6 ay kadar devam edebilir. Geç postpartum dönem de denir.

 

Postpartum Dönemdeki değişiklikler:

  • Rahim ağırlığı gebelikte ulaştığı yaklaşık 1000 gramdan 50-100 grama iner, ancak rahim boyutu hiç doğum yapmamış kadının boyutuna asla ulaşamaz.
  • Loşi adı verilen vajinal akıntı 10-15 gün sonra kanlı akıntıdan beyaz kokusuz bir akıntıya döner, genelde 20-22 gün sürer.
  • Rahim içi zarı 6 hafta sonra eski durumuna geri döner.
  • Rahim ağzının açıklığının doğum öncesi haline dönmesi, ancak birkaç ay sonra gerçekleşir, hiçbir zaman hiç doğurmamış gibi görünmez.
  • Vajen genişliği ve çıkımdaki genişlik  kademeli olarak küçülse de nadiren hiç doğurmamışların çapına geri döner, pelvis tabanını oluşturan kasların istemli işlevi de postpartum sonrası kademeli olarak düzelir. İdrar tabanı sarkması ve istemsiz idrar kaçırma problemlerinin eski haline dönüşü daha uzun sürebilir. Hatta bazı olgularda asla gebelik öncesi duruma dönmez. Bu daha çok ikinci  veya üçüncü doğum sonrası için geçerlidir.
  • Epizyotomi ve yırtıkların olduğu bölge hassasiyet hissedilebilecek bir skar dokusu bırakır.
  • Doğum sonrası adet görmenin yeniden başlaması büyük değişkenlik gösterir. Emziren kadınların adeti 36 aya kadar dahi gecikebilir. Emzirmeyen kadınların %70 'i 7 haftada ve tamamı 12 haftada adet görmeye başlarlar.
  • Yumurtlama, emzirmeyenlerde doğum sonrası 70-75 gün sonra oluşabilir, emziren kadınlarda bu süre yaklaşık 6 aydır. Yumurtlamanın olmaması yüksek süt hormununa bağlıdır. Emzirmeyen kadınlarda estrojen v prolaktin seviyeleri de 6 hafta sonra normale dönebilir.
  • Doğum sonrası rahimin boşalmasıyla 5-6 kg. kaybedilir, daha sonraki 2-5 gün içinde su kaybı ile de 2-3 kg. daha kaybedilir. Çoğu kadın 6 ayda yaklaşık gebelik öncesi kiloya döner.
  • Böbrek fonksiyonları postpartum 6-8 haftada gebelik öncesi seviyelerine döner.
  • Postpartum süreçte, gebelikte %30 artmış artmış olan tiroid volümü, 12 hafta içinde geri döner. Postpartum dönemde geçici tiroid hastalıkları da (enfeksiyon, hiper veya  hipotiroidi) sık gözlenir.
  • Gebelikte artan kan volümü, doğumdan 1 hafta sonra gebelik öncesi seviyelerine döner. Kanda demir oranı azalır. Kalp atım hızı yükselir ve 8-10 hafta sonra normale döner.