Osteoporoz ve Tedavisi

Osteoporoz patolojik olarak kemik miktarındaki mutlak kayıp olarak tanımlanır, bunun sonucunda minimal travma ile kırık riski artar. Uzun vadeli majör bir sağlık riski olup, menopoza bağlı östrojen eksikliğinden kaynaklanır. Kalça kemiği kırığı olasılığı beyaz kadınlarda %17.5'tur. Osteoporoz tüm yaşlı kadın ve erkeklerde ciddi bir sorundur. İleri yaşlarda her üç kadının birinde ve her altı yaşlı erkeğin birinde kalça kırığı beklenir. Tüm kalça kırıklarının %12-20'si ölümcüldür.

Erken menopoz  dönemdeki kemik kaybı, menopozun ilk 5-8 yılında anlamlı kemik kaybıyla ilişkilendirilir. Erken menopozdaki kemik kaybı başlıca omurilik ve ön kol kemiklerini etkilerken, yaşla meydana gelen kemik kaybı öncelikle kalça kemiğinde görülür.

Osteoporoz  için risk faktörleri arasında düşük östrojen, düşük kemik dansitesi, aile öyküsü, düşük vücut ağırlığı, yetersiz aktivite , uzun süreli kansulandırıcılar ve kortizon kullanımı, uzun süreli antikonvulsan (kramp ilaçları, sara hastalığı), hipertiroidi, aşırı sigara, alkol ve kafein kullanımı, Tip I diyabet sayılabilir.

Kemik yoğunluğu ölçümü tüm menopozal  ve postmenopozal kadınlara veya ailesel ve yaşam standartlarına göre risk taşıyanlara da uygulanmalıdır.

Östrojen osteoporozun önlenmesinde kemik mineral yoğunluğunun normal düzeylerde kalmasını sağlamak amaçlı veya tadavisinde kullanılır. Östrojen tedavisinin kemik yoğunluğunu arttırarak osteoporozda etkili olduğuna dair çeşitli gözlemsel ve prospektif çalışmalar mevcuttur. Benzer şekilde kırıkları azaltıcı rolünün olduğu kanıtlanmıştır.

Hormon replasman tedavisinin  (HRT - menopozda östrojen yerine koyma tedavisi) son yapılan klinik çalışmalarda , omurga ve kalçada kemik mineral yoğunluğunu arttırıcı etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Tedaviye  ne kadar erken başlanırsa, kemik dansitesi o denli korunur.  Düşük dozlu östrojen tedavisinin ayrıca sıcak basmalarında ve vajinal kurulukta da etkili olduğu gözlenmiştir.