Planlı gebe kalmanın yolları

Günümüzde yaşam koşulları nedenli her alanda olduğu gibi bebek sahibi olmak için de plan yapmak çiftlerin yaşam felsefesi haline gelmiş durumda. Maddi ve manevi kendilerini çocuk yapmaya hazır hissetmek ve denemelere başlandığında hemen çocuk sahibi olabilmek artık çok kolay değil. Aylarca çaba sarfedilmesine rağmen ve klinik olarak her iki partnerde de hiçbir problem olmadığı halde gebelik mümkün olmayabiliyor. Bazı çiftler de zaman faktörü nedenli sabırsız davranabiliyor. Kısırlık problemi olmayan çiftlerin her ay için gebe kalabilme oranları % 25'dir. Bu oran bir yıllık süre içinde % 85 kadardır. Çiftin yaşı, regl döneminin vakti ve ilişkilerin sıklığı başarıyı etkileyen en önemli faktörlerdir.

Düzenli cinsel yaşamı olan çiftlerin %57′si 3. ayda, %72′si altıncı ayda, %85′i de birinci yılın sonunda hamile kalmakta. Yaşla birlikte kadın doğurganlığında da azalma gözlendiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, çiftlere önerim, yaşın önemini dikkate almak ve deneme sürecinde  bir kadın doğum uzmanına  başvurarak, bebek sahibi olma yollarını birlikte planlamak ve gebelik öncesi yapılması gereken tarama programları uygulamak olacaktır. Yaşla birlikte artan kısırlık problemleri ve yine yaşa bağlı artan düşük oranları da göz ardı edilmemelidir.  Yumurta kalitesindeki bozukluklar ve yumurta sayısındaki azalmalar tüm bu sonuçların nedeni olabilir.

Hamilelik öncesi hazırlık çok önemli, gebeliğin 2-3 ay öncesinden başlayarak bu 9 aylık döneme hazırlanması gerek.  Gebelik öncesi yapılan testlerle, anne adayının sağlık ve yapılan kadın doğum muayenesinde anatomik yönden değerlendirilmesi, gebeliğe engel olabilecek durumların ekarte edilmesi esastır.

Kadında yumurtlama probleminin olmadığı tespit edildiğinde (ultrason ve hormon testleri), erkeğin sperm testi de normal olduğu halde, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama tespiti için takvim metodu ile cinsel ilişki planlaması uygulanabilir. Adetin başladığı gün "1. Gün" olarak kabul edilir ve 28 günde bir adet gören  kadında yumurtlama 13.- 15. gün arasında gerçekleşir,  bu dönem doğurganlığın en yoğun olduğu zamandır. Kadınların adet sürelerine göre yumurtlama dönemleri de değişkenlik gösterebilir. Bazıları da hiç yumurtlamayabilir.
Yumurtlamayı yaklaşık tespit amaçlı, LH değerini  idrarda ölçen, gebeliğin hızlanmasını sağlayabilen, yumurtlamayı  gösteren testlere başvurulabilir. Ayrıca adetin ikinci fazında yumurtlamanın gerçekleştiğini kan testi (progeteron) bakılarak da tespit etmek mümkündür. Ultrason da görsel anlamda yardımcıdır. Yumurtlama ile birlikte hissedilen karın ağrısı varlığı da bir belirteç olarak kullanılabilir.

Yumurtlama düşünüldüğü günlerde bir gün ara ile ilişkiye girmek döl yollarındaki sperm sayısını arttıracağından gebelik şansını da arttırabilir.

Kadın doğum uzmanlarının yumurtlama zamanını takip etmek amacıyla kullandıkları en değerli yöntem LH düzeyinin ölçümüdür. LH düzeyindeki ani yükseliş, yumurtlamanın 1-1.5 gün içinde başlayacağını, dolayısıyla kadının adet dönemi içindeki gebe kalmaya en uygun i 2-3 gününün başladığını gösterir. Bebek sahibi olmaya karar veren çiftler için cinsel ilişkiye girilmesi en öncelikli günlerdir.

İlişki sırasında kayganlaştırıcı olarak kullanılan maddeler spermleri öldürerek hamileliği önleyebilir. İlişki sonrası kadının bir süre sırt üstü yatması hamilelik şansını artırabilir. Aşırı yüksek ısı gebe kalmak isteyen çiftler için sakıncalı olabilir (sauna, hamam). Toksik ve kimyasal maddelere (kurşun, etilen oksit) ve radyasyona maruz kalmak ta sakıncalı olabilir. Evlerdeki temizlik malzemeleri kullanımında daha titiz davranılmalı ve ten temasından kaçınılmalıdır. Elektromanyetik alanın da hamilelere zararlı, olabileceği düşünülmektedir. Bu tür enerjiye (bilgisayar, cep telefonları ve baz istasyonları) maruz kalmak da artan düşük oranları sebebi olabilir.

Ayrıca uzun süre doğum kontrol hapları kullanmış kişilerde, bıraktıklarında hemen gebe kalamama söz konusu olabilir. Fakat oral kontraseptifler (OK) kısırlığa neden olur diye bir kanıt yoktur. Hatta OK kullanırken de gebe kalmanın bebek açısından kanıtlanmış sakıncası yoktur.

Gebelik düşünüldüğünde derhal günlük folik asit kullanımına başlamalı, sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmalı, fazla kilolarınızdan kurtulmalısınız. Sağlıklı beslenmek yumurta ve sperm kalitesini, dolayısıyla da döllenmeyi etkiler. Hamilelik öncesi dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması, bunun hamilelik döneminde de uygulanmasına yol gösterir.

Sigara ve alkol sperm ve yumurta kalitesini düşürerek kısırlığa yol açar. Gebelik öncesi bu alışkanlıklardan vazgeçmek en doğru yaklaşım olacaktır.

Hamilelik ve öncesi dönemde kafein alımı, asitli içecekler mümkün olduğu kadar azaltılmalı ve kafeinsiz içecekler tercih edilmelidir.
Stres faktörünü azaltmak hamileliği çabuklaştırıcı olabilir. Ağır egzersiz gebe kalmayı, yumurtlamayı negatif etkilediği de dikkate alınmalıdır.